Özgür Adem Işıklı Özgür Adem Işıklı Software Developer Resume Contact

Software Developer

Türk ve Fin Eğitim Sistemleri – 1

Dün ülkemiz adına önemli bir sınav gerçekleşti; KPSS. Bir yanda sorular yine mi çalındı tartışmaları, bir yanda yıllardır iyi bir gelecek için ter döken bireyler. Herkes bir hayli gergin ve şuanda tam bir kargaşa hakim eğitim camiamızda. Ama her zaman yaptığımız gibi en büyük sorunumuz, olaylara yüzeysel bakmak ve asıl sorunlarını bir türlü irdeleyememek. Varsayalım sınav soruları yine bazı kişi ve kişilerce ele geçirildi ya da doğrudan temin edildi. Bu durumda ciddi bir adalet sorunumuz vardır eğitim sistemimiz üzerinde. Eğer böyle bir şey olmasaydı, yani sınav soruları çalınmamış ya da bazı kişilere servis edilmemişse eğitim sistemimi için adil bir sistem diyebilir miyiz? Bu yazıda bunu irdeleyeceğim.

Eşitlik; toplumdaki tüm bireylerin aynı haklara sahip olması, özel imtiyaz ve hakların kimseye verilmemesi demektir. Türkiye’de eşit bir eğitim anlayışının varlığı ya da varlığının boyutları bugün bizim toplum olarak üzerinde durmamız gereken temel noktadır. Örnek olarak Finlandiya eğitim sistemini kendi eğitim sistemimizle karşılaştırdığımızda kendi ülkemizde neden adil bir eğitim sistemi olamadığını daha net bir şekliyle görebilmekteyiz.

Eğitim Dili

Finlandiya’da nüfus dağılımı ülkemize benzer bir yapıdadır; Fin (% 92), İsveç (%6), Sami (%2). Bu dağılım ülkemizde bulunan Türk, Kürt ve diğer milletlerin yapılanmasına oldukça benzemektedir. Bu yapılanma sonucu Finlandiya’nın iki resmi dili olmuştur ve tüm devlet dairelerinde, resmi yazışmalarda iki resmi dil kullanılabilmektedir; Fince ve İsveççe. Tabii ki sadece bununla sınırlı değildir eşitlik, Fince eğitim veren orta öğrenim ve yüksek öğrenim düzeydeki eğitim kurumlarının yanı sıra, İsveççe ve Sami dilinde de eğitim veren kurumlar bulunmaktadır. Bunlara ek olarak ayrıca İngilizce dilinde eğitim veren ve ufak çaplı başka dillerde eğitim veren kurumları da bulunmaktadır. Ancak böyle bir yapıda tüm ülke üzerinde bulunan vatandaşlar eğitime eşit bir şekilde ulaşabilirler. Aksi takdirde; yani ülkemizdeki gibi bir yapı olduğu sürece azınlıklar her zaman daha fazla emek harcamak zorunda kalmaktadırlar. Bu da fırsat eşitliğini ortadan kaldırmaktadır.

Eğitimde Fırsat Eşitliği

T.C. Anayasası’nda Eğitim ve Öğrenim Hakkı 45. madde desi şöyle der;

Madde 45- (1) Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından mahrum bırakılamaz.

Bu maddenin var olması sevindirici ancak uygulama konusunda ciddi sıkıntılar mevcuttur. Çünkü ülkemizdeki eğitim sisteminin okul öncesinden yüksek lisans kadar olan her kademesinde eğitim için ücret talep edilmektedir. Ücrete bağlı olarak değişen eğitim kalitesi bayağı bir eşitsizliktir. Çünkü bu ülkede eşit bir ücret dağılımı zaten yoktur. Sosyo-ekonomik statüler arasında uçurumlar vardır. Bu uçurumların nedenleri çeşitlidir. Ancak ekonomik yönden durumu iyi olmayan bir ailenin çocuğunu neden ekonomik durumu iyi olan bir ailenin çocuğundan daha kötü bir eğitim alsın? Eğitim verilmek istenen bireylerin, ileride nasıl bir hayat standartlarının olacağını ailelerinin ekonomik durumları belirliyorsa ve bireyin ne olduğunundan çok ailesinin ne olduğu önemli ise; kimse kusura bakmasın, siz o bireyi daha anaokuluna giderken -belki de gidemezken- kaybetmişsiniz demektir. Çünkü çocuk daha eğitim hayatına atılır atılmaz, diğer arkadaşlarına nazaran bazı şeylerinin eksikliğini fark etmiş olur. Özgüveni kırılır ve yaratıcılığı, canlılığı körelir. Sürekli sıra arkadaşı bir şeylere sahip oluyorken kendisi beklemek zorunda kalmaktadır. Sonunda paranın gücüne, paranın bir araç olduğundan çok amaç olduğuna inanır. Paraya yani maddi özgürlüğe sahip olduğu an mutluluğu yakalayacağını düşünür. İşte bu nedenle toplulumuzda sorunlu bireyler yetişmektedir. Bu nedenle dolmuşlarda ya da toplu taşıma araçlarında şoförler sürekli olarak “bir boşluk” hissederler. Bu nedenle Türkiye’de ki esnafların çoğunda iş ahlakı yoktur. Çünkü maddiyat her zaman önemlidir. Önemli hale getirilmiştir. Üstelik daha anaokulunda birey bunu tanımış, bu çirkin gerçekle yüzleşmiştir.

Finlandiya da durum nedir peki? Temel eğitim ve orta öğretim, yani bireyin yeteneklerinin ön plana çıkıp meslek seçmesine kadar olan sürede; herhangi bir okul ücreti bulunmamakla birlikte, okul servisleri, öğrencilerin yedikleri yemekler ve tüm kırtasiye masrafları devlet bütçesinden karşılanmaktadır. Böylelikle eğitime başlayan her birey, bir diğeriyle aynı şartlarda olmaktadır. Hiç birinin eğitim için diğerinden daha avantajlı bir konumu bulunmamaktadır.

What About Comments?

I do not use any comment system such as Disqus because of user's privacy. If you want to discuss something about this post, you may open an issue on the repo.

You may check what is the problem with Disqus;